Ziyaret

YAZIKALIR.COM!

Google'da ARA

RSS Takip

İstatistikler

İşletim Sisteminiz: Linux n
PHP: 5.2.3
MySQL: 5.0.51a
Zaman: 00:22
Çerezler: Etkin Değil
GZIP: Etkin Değil
Üyeler: 19
Haberler: 19
Web Bağlantıları: 6
Anasayfa

Flaş Haber

Psikoyorum'a hoş geldiniz.

 

Sitemiz 2008 yılının Nisan ayında tüm psikolojik sorunlarınzda aradığınız yanıtlara daha kolay ulaşmanız amacıyla hazırlanmıştır. Psikolojik sorunlar tarih boyunca istatistiki araştırmalara sıkça konu olmuştur. Başta Depresyon olmak üzere çocuk veya yetişkin her altı bireyden birinin mutlaka büyük yada küçük çaplı psikolojik sorun yaşadığı yada yaşayacağı istatistiksel veriler ile kanıtlanmıştır. Ülkemizde yapılan araştırmalarda ise her on bireyden birinin mutlaka psikolojik sorunlarla baş etmeye çalışmakta olduğu gerçeği kanıtlanmıştır.  Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikiyatrist Dr. Banu Büyükkal, ülkemizde neredeyse her 10 kişiden 1’inde görülen depresyonun, gerek yüksek görülme sıklığı, gerekse sosyoekonomik sonuçları nedeniyle son derece önemli bir hastalık olduğunun altını çiziyor.

Dr. Büyükkal depresyonu, “kişinin duygularını, bedenini, düşüncelerini kısacası bütününü her alanda ele geçirebilen çok boyutlu bir rahatsızlık” olarak tanımlıyor ve ekliyor:
“Depresyon kişinin yemek yemesini, uykusunu, sosyal işlevlerini tamamen etkiler. Kısacası insanların, ‘Topla kendini artık, sen bunu kendi kendine yapıyorsun. Kendi aklınla da çözebilirsin’ şeklindeki iyi niyetli çabalarının sonuç vermeyeceği bir durumdur.”

Dünya Sağlık Örgütü’nün istatistiklerine göre, dünyada herhangi bir anda 120 milyon kişi depresyonla mücadele ediyor. Global hastalık yükü anlamında dünyada 4. sırada yer alan depresyonun tedavisi, ABD’de yılda 30 ila 80 milyar dolara mal oluyor.
 Önemli olan yaşanan tüm bu olumsuz süreçlerin nasıl en hafif etkiler ile atlatılabileceğinin tespiti ve uygulanmasıdır. Sitemiz özellikle forum bölümü ile psiklojik sorunları ve tedavi yöntemleri / medikal destekleri benzerlik gösteren kişilere özgürce tartışabilecekleri bir platform sunmayı hedeflemektedir. Faydalı olması ve bireyler için daha sağlıklı bir hayatın kapılarını açması ümidimizle…  



 
Şizofrenler tehdit unsurumudur?

 

"Türkiye’de 600 bin civarında şizofreni hastası var. Hastalık iyileştirilebiliyor. Ancak her yıl Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne tedavi amaçlı yatırılan 400 kadar suç işlemiş akıl hastasının yarısının şizofren, bunların yüzde 30’unun suçunun da cinayet, cinayete teşebbüs ya da ağır yaralama olması toplumdaki ciddi bir yarayı gözler önüne seriyor...


John Nash, Amerikalı dâhi bir matematikçi... Batı Virginia’da küçük bir kasabada, orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak 13 Haziran 1928’de dünyaya gelir. Geliştirdiği “Oyun Teorisi” ile 1950’li yılların en ünlü matematikçisi olarak tanınır. 1958’de şizofreni hastalığına yakalanan John Nash, 25 yıl bilim dünyasından uzak kalır. 1994’te hastalığını yener dâhi matematikçi ve aktif öğretim üyeliğine döner. Aynı yıl, geliştirdiği ‘Oyun Teorisi’ ile Nobel Ödülü kazanır. Hayatı, film olacak kadar zengin anekdotlar içeren John Nash, şizofreniyi yenerek hayata yeniden tutunan insanların belki de en ünlüsü. Ancak, herkes onun kadar şanslı değil elbette...

Michael Laudor ise bir hukuk adamı. Üstün zekalı bir öğrenciyken 24 yaşında yakalandığı şizofreni hastalığını çevresinden gizlemez. Hatta, 1995 yılında The New York Times Gazetesi’nde durumu açıklar ve 10 yıl hastalıkla mücadele eder. Kendini denetlemesini öğrenir. Deneyimlerini de “Deliliğin Hukuku” adını verdiği otobiyografisinde anlatır. Yale Üniversitesi’nin gururudur. Olağanüstü bir kişilik olarak kabul ediliyordur. Nash’ınki gibi hayat hikayesi senaryo haline getirilir. Neredeyse filmi de çekilecektir. Ancak, her şey iyi giderken ilaçlarını ihmal eden Laudor’un birden hastalığı nükseder. 1998’de, 7 yıldır tanıştığı üstelik hamile olan nişanlısını 11 yerinden bıçaklayarak öldürür.



Devamını oku... [Şizofrenler tehdit unsurumudur?]
 

Saat

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Kimler Sitede

Sitede şu an için kimse yok

Sponsorlar

Anketler

Bir psikolog veya psikiyatr'a gidememe sebebiniz nedir?